Öğretim tasarımı bilimsellik mi yaratıcılık mı gerektirir?

Öğretim tasarımı bilimsellik mi yaratıcılık mı gerektirir?

Giriş
Bu yazıda, öğretim tasarımı ve öğretim tasarımı modelleri açıklanarak öğretim tasarımının bilimsellik mi yaratıcılık mı gerektirdiği sorusu üzerinde durulacaktır. Şimşek (2011)’ e göre 1950’ ler den öncede öğretim tasarımı çalışmaları görülse de ilk olarak 1950 yıllarında sistemsel olarak görülmüş ve buna bağlı olarak modeller ortaya çıkmıştır ( akt. Göksu, Özcan, Çakır & Göktaş, 2014). Eğitim gereksinimleri ve bu gereksinimleri karşılamak için yapılan etkili, verimli, ilgi çekici öğrenme sistemleri geliştirme, öğretim tasarımının temel ilkelerindendir (Şimşek, 2016). Eğitim kendi içerisinde her biri ayrı ayrı uzmanlık gerektiren dallara ayrılmıştır. Bu dallardan biriside öğretim tasarımıdır (Şimşek, 2016). Belirlenmiş bir
gurubun eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan öğrenme sistemlerindeki geliştirmelere öğretim tasarımı denilmektedir (Şimşek, 2000 akt. Şimşek, 2006).

Öğretim tasarımının bilimsellik mi, yaracılık mı gerektirdiği sorusuna cevap aramak için öğretim tasarımı modellerini incelemek faydalı olacaktır. Dünyada yaygın olarak bilinen öğretim tasarım modelleri çekirdek model, doğrusal model, esnek modeller, etkileşimli modeller, sezgisel modeller, bileşik modellerdir (şimşek, 2016). Çekirdek modellerin en tanındık örneği ADDIE olarak adlandırılan modeldir. Model öğretim tasarımının nasıl yapılacağından çok sürecin hangi aşamalardan oluştuğunu gösteriyor. Bu aşamalar çözümleme, tasarımlama, geliştirme, uygulama ve değerlendirmedir (Şimşek, 2016).
Öğretim tasarımına ayrıntılı bir bakış açısı getiren ADDIE Modeli tüm bileşenler üzerinde ayrıntılı bir şekilde duruyor ve bir aşamanın çıktısı diğer aşamansn girdisi olarak kullanılmayı gerektiriyor (Şimşek, 2006). Doğrusal modellerde Dick ve Carey (1985) tarafından geliştirilen model en tanınmış modeldir. Bu süreçteki aşamalar adım adım ve ardışık bir sıra içinde olmalıdır. Aynı anda birden fazla işin yapıldığı evrelerde vardır
(Şimşek, 2016). Esnek modelin en belirgin örneği 1994 yılında geliştirilen Kemp, Morrison ve Ross tarafından ortaya çıkan modeldir. Bu model öğretim tasarımını yapan kişinin başlayacağı noktayı kendisi seçerek bu doğrultuda sistematik olarak bir yol izlemesini savunmaktadır (Şimşek, 2016). Model bireysel tasarımlarda etkin kullanılmaktadır, üst düzey
tasarımlarda özellikle proje yönetiminde sıkıntılara yol açmaktadır. Etkileşimli modellerin en bilindik örneği Amerikan Hava Kuvvetleri Modeli olarak bilinmektedir. Doğrusal ya da döngüsel bir yapısı olmayıp, çoğu zaman devam eden bir sürecin aksayan kısımlarını iyileştirmek için kullanılır. Sezgisel modellere örnek olarak Tripp ve Bichelmeyer’ in 1990
yılında geliştirdikleri Hızlı Protitipleme Modelini verebiliriz. Modelin en önemli özelliği çok kapsamlıdır ve süreçler tasarlanırken tasarımcı yaratıcılığını kullanır (Şimşek, 2016). Geleneksel tasarım sürecinde değerlendirme son aşamada iken Hızlı Prototipleme Modelinde
ise değerlendirme sürecin başı da dahil her yerinde vardır (Şimşek, 2016). Bileşik modeller Seels ve Glasgow tarafından 1990 yılında önerilmiştir. Bu modelde önce ilişkili aşamalar kendi aralarında kümelenir sonra bunlar arasında ilişki kurulur.

Öğretim tasarımı modelleri öğretim hedefleri kapsamında bu hedefler doğrultusunda tasarım süreçlerinin temel bileşenlerini kapsar. Sürecin karmaşıklığından dolayı tasarımcının keyfine göre tasarladığı bir model yoktur (Şimşek, 2016). Yukarıda da belirtilen ve dünyada yaygın
olarak bilinen öğretim tasarımı modellerinin birbirlerinden belirli ölçütlerde farklı olsalar dahi belirli aşamaları vardır. Bu aşamaların belirlenmesinde bilimsellikten uzaklaşılmaması gerektiğini düşünüyorum. Ancak günümüz modellerinde teknolojinin ön plana çıkmasıyla, tasarım uzmanı olmayan kişilerinde tasarım yapmasına olanak sağlayan çalışmaların olduğu da gözlemlenmektedir (Şimşek, 2016). Bu kapsamda bir modelle öğretim tasarımı yaparken aşamaları oluştururken bilimsellikten ayrılmamamız gerektiğini ve yapıyı bozmadan aşamalar içinde sezgisel modellerde ön plana çıktığı gibi yaratıcılığımızı da kullanabileceğimizi
düşünüyorum.

Kaynakça
Göksu, İ., Özcan, K. V., Çakır, R., & Göktaş, Y. (2014). Türkiye’de öğretim tasarımı modelleriyle ilgili yapılmış çalışmalar. İlköğretim Online, 13(2), 694-709.

Şimşek, A. (2016). Öğretim tasarımı ve modelleri. İçinde K.Çağıltay & Y. Göktaş (Eds.)
Öğretim teknolojisinin temelleri: Teoriler, Araştırmalar, Eğilimler (105-122). Ankara: PegemNet Yayıncılık

Yazar: Mehmet BEBEK
Mersin Ünv. Eğitim Bilimleri Ens. Yüksek Lisans Öğrencisi